egekayacan|blog: GEZİ EYLEMLERİNE SOĞUKKANLI BİR BAKIŞ İşin başında eylemcilerle aynı...

egekayacan:

GEZİ EYLEMLERİNE SOĞUKKANLI BİR BAKIŞ

İşin başında eylemcilerle aynı saftaydım…

Sonra bir gün televizyonda Yiğit Bulut’u izledim. Oynanan büyük oyunu anlatırken gösterdiği tavizsiz duruştan çok etkilendim! Tıpkı saçları gibi bir milim yerinden oynamıyordu. Acaba, dedim…

İnanması çok zordu…

1 year ago - 1213

doksaniki yazında, yaz olimpiyatlarında tanıştık sarah (brightman) ile. etkinliğe kapanış seremonisinde "amigos para siempre" adlı şarkıyı seslendirmek için gelmişti. aslında hiç tipim de değildi ama bir süre takıldık nedense. daha sonra öğrendim ki bu genç hanım çok yakın zamanda babasını kaybetmiş. fevkalade üzüldüm. barselonada geçirdiğimiz süre zarfında kendisini bir nebze olsun mutlu etmeyi başardım sanıyorum. fakat öğrendim ki evliymiş. bu tarz ilişkiler hiç adetim olmadığından kendisinden acûlâne ayrıldım ve sür’atle londraya döndüm. aziz dostum freddie’nin yokluğunun sırtıma çökeceği birkaç ay geçirecektim orada. yanımda cobi, kulağımda müzik olmasaydı doksaniki yılı nasıl biterdi bilemiyorum. tabi artık müzik her an heryerde idi. ekseriyetle smiths ve sonic youth dinliyordum.

binsekizyüzellidokuz yazını unutamıyorum mesela. charles (baudelaire) ile ne çok eğlenmiştik honfleur kıyılarında. poe okuyup depresif takıldığımız yazlar geride kalmıştı. wagner’ın müzikleriyle kopuyor, kendimizden geçiyorduk. deli de pogo dönüyordu performanslarında. enfesti.